Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1-2-4, 22/3, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa gerekçeli kararın en son bildirdiği adresine tebliğe çıkartıldığı, sanığa ait adresin kapalı olması nedeniyle öncelikle evrakın iade edildiği, sonrasında yine aynı adrese Tebligat Kanunu'un 35.maddesine göre teblig yapıldığı ancak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine 11.01.2011 tarihli ve 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmüne göre, sanığın mernis adresine Tebligat Kanunu 21. maddesi kapsamında gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilip buna göre işlem yapılması gerekirken hatalı şekilde yapılan tebligatın usulsüz olduğu böylelikle temyiz süresinin öğrenmeyle başladığı, yasal süresinde olduğunun kabulü gerektiği değerlendirilerek yapılan incelemede:
Dosya kapsamında bulunan 05/09/2013 tarihli iddianamede sanığın TCK'nın 89/4, 22/3 maddeleri gereği cezalandırılması istenmiş olmakla, tebliğnamenin TCK'nın 22/3. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulduğuna ilişkin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeye, kusur durumuna ve ceza miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 18/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy