Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarıncamahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
05/07/2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesine eklenen, “Devlete ait yargılama giderlerinin 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir” şeklindeki cümle ile yargılama giderlerinin tahsili bakımından 6183 sayılı Kanunun 106. maddesine atıfta bulunulduğu, anılan maddede, “Yapılacak takip sonunda tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar amme alacakları, amme idarelerinde terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir. Bakanlar Kurulu, bu tutarları topluca veya ayrı ayrı on katına kadar artırmaya yetkilidir” düzenlemesine yer verildiği, incelemeye konu dosyada, hüküm tarihi itibariyle yargılama giderleri 10.20 TL olarak hesaplanmış ise de, hükmün kesinleşmesine kadar yapılan harcamaların tamamının yargılama giderleri kapsamında olması, dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi için yapılan giderin henüz hesaplanmamış olması ve bu giderin hesaplanmasından sonra ortaya çıkan bakiyenin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde hazine üzerinde bırakılabilmesi, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesinin mümkün olması sebebiyle, yargılama giderinin sanığa yükletilmesi bozma nedeni yapılmayarak, tebliğnamedeki (IV) numaralı görüşe; ayrıca, kolluk kuvvetlerince yapılan kontrolde sanığın 1.57 promil alkollü olduğu belirlenmiş ise de, dosya içerisinde mevcut 06/04/2014 tarihli “geçici olarak sürücü belgesi geri alma tutanağı” nda, sanık hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/5. maddesini 7. kez ihlalden işlem yapıldığının belirtildiği, sanığa ait adli sicil kaydında bulunup tekerrüre esas alınan ve bir örneği dosya kapsamında yer alan Amasya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/282 Esas, 2013/484 sayılı kararı ile sanığın 400 promil alkollü vaziyette araç kullanmasından dolayı mahkum edildiğinin ve yine dosya kapsamına alınan Amasya Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/66 Esas, 2010/459 sayılı kararı ile de sanığın 280 promil alkollü vaziyette araç kullanarak trafik kazasına sebebiyet vermesinden dolayı, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin görüldüğü, tüm bu bilgi - belgeler birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece, “suçun işleniş biçimi ve özellikleri, sanığın alkol derecesi, tehlikelilik durumu, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın kastının yoğunluğu, geçmişi nazara alınarak” temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesinde ve “suça meyilli kişilik özellikleri, bu suçtan dolayı mükerrir oluşu, atılı suçu işleme hususundaki ısrarlı tutumu” dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 50, 51 ve 5271 sayılı CMK'nın 231. maddeleri uygulanmayan sanık hakkında takdiri indirim hükmünün de tatbik edilmemesinde isabetsizlik görülmeyerek, tebliğnamedeki (I) ve (II) numaralı bozma görüşlerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, hapis cezası verilmesinin ve cezanın ertelenmemesinin adil bir karar olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.