Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 53/1-c. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
193 promil alkollü vaziyette araç kullanarak tek taraflı maddi hasarlı kazaya sebep olan sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması isabetli görülmekle, tebliğnamede bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Olay tarihinde 193 promil alkollü olarak gece vakti yönetiminde bulunan araçla seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini yitirerek orta refüje çıkan ve maddi hasarlı kaza yapan, işlediği suçtan dolayı mahkeme huzurunda pişmanlığını dile getiren, sabıkasız olan ve duruşmaları takip eden sanık hakkında, TCK'nın 50, 51 ve CMK'nın 231/5. maddelerinin uygulanmamasında mevcut kanıt durumuyla örtüşmeyen, soyut, olgularla desteklenmemiş dosya içeriği ile uyumsuz gerekçeye başvurulması,
2- Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK.nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.