Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK'nın 134/2, 31/3, 62, 51/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına ve ikrar içeren savunmaya göre; suça sürüklenen çocuğun, kız arkadaşının ilişkilerini sona erdirmesine tepki olarak beraberlikleri döneminde katılanın rızası kapsamında gönderdiği ev ortamında gecelik kıyafetleri ile poz vererek çekilmiş resimlerini katılanın abisine göndermesi şeklinde sübutu kabul edilen eyleminin özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğuna ilişkin yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamında katılanın nasıl bir zararının olduğu belirtilmeksizin “Müştekinin zararı karşılanmamış olduğundan CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına” şeklinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.