Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK’nın 89/1, 89/3-a-son, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine, katılanın yaralanması ile ilgili olarak somut zararın hesaplanmadığına; katılan vekilinin ise bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, cezanın az olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine karar verilmesi yerine, "hazineye gelir kaydına" şeklinde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin sekizinci paragrafında yer alan “hazineye gelir kaydına” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “katılana verilmesine” yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.