Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Kasten öldürme
Hüküm : TCK'nın 81/1, 32/2, 62, 53, 32/2-son, 57, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Kasten öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından duruşmalı olarak ve mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, sanığa hükmedilen hapis cezasının süresinin on yıldan fazla olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318 ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri gereğince resen duruşmalı olarak temyiz incelemesi yapılmasına karar verilip, duruşmalı temyiz isteminde bulunan sanık müdafiinin ve duruşma günü bildirilen katılan vekilinin usulüne uygun tebligatlara rağmen duruşmaya gelmedikleri anlaşılmakla, duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
1-Sanık ...'in yanında kızları ... ile... ve tanık...olduğu halde kestikleri ağaç dalları ile köye dönerken, tanık ...'nin kesilen ağaç dallarını taşıdığı, kendisinin elinde bulunan ruhsatlı av tüfeğini de sanık ...'ye verdiği ve bu şekilde ilerledikleri, bu sırada köy girişinde ölen ve arkadaşlarının çalıştığı maden ocağına gitmek için servis aracı bekledikleri, ölen ...'in köylüsü olan ve daha önce tanıdığı sanık ...'ye şaka yapmak amacıyla ''Birşey vuramadın mı? Elin boş dönmüşsün'' demesi üzerine sanığın tüfeği ölene doğrultarak ''Bunun içinde domuz kurşunu var. Seni vururum.'' diye seslendiği, ölenin ve tanık ...’ın “şeytan doldurur, çek şunu” dedikleri sırada tüfeğin patladığı, ...'in bir metre mesafeden vurularak yere düştüğü, yakın mesafeden aldığı bu av tüfeği saçmaları sonucunda otopsi raporuna göre akciğer, kalp yaralanmalarına bağlı olarak öldüğü olayda; sanık ile ölenin arasında bir husumet bulunmadığı hatta uzaktan akrabalıklarının bulunduğu, sanığın kolluk ifadesi hariç olmak üzere, aşamalardaki diğer savunmalarından anlaşılacağı üzere tüfeğin dolu olduğunu bildiği, buna karşın ölene tüfeği doğrulttuğu ve tüfeğin patlaması sonucu ölümüne sebebiyet verdiği, oluş ve dosya kapsamına göre sanığın meydana gelecek neticeyi istemediği ancak neticeyi öngörmesine rağmen eylemine devam ettiğinin anlaşıldığı, böylelikle eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu ve bu nedenle belirlenen temel cezadan TCK'nın 21/2. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile doğrudan kastla öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında 5237 sayılı TCK’nın 32/2. maddesindeki "mahkum olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabileceği", aynı Kanunun 57/6. maddesindeki “İşlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkûm olduğu hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, mahkeme kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde “hafif düzey mental reterdasyon” saptanan ve bu akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan sanık hakkında olası kast ile öldürme suçundan verilecek cezadan 5237 sayılı TCK’nın 32/2. maddesinde gösterildiği biçimde indirim yapıldıktan sonra, sanığa verilecek hapis cezası süresinin tamamı veya bir kısmı için yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden infazda tereddüt yaratacak şekilde "TCK 32/2-son cümlesi uyarınca sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın şifa buluncaya kadar TCK'nın 57. maddesi kapsamında yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınarak infazına" karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy