Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hükümler : Beraat
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; sanık ...'in genel yayın yönetmeni ve diğer sanık ...'nin haber editörü olarak görev yaptığı www.memleket.com.tr adlı internet sitesinde, daha önce farklı internet sitelerinde yayımlanan katılan ...'a ait konuşma kaydının içeriğinin, 26.03.2014 tarihinde, “CIA'dan ...'e uyarı” başlığı altında, “ABD İstihbaratı ... MİT'e Karşı Uyarıyor”, “Şifreli Konuşuyorlar!”, “..., Önce Almanya İçin Uyarıldığını Sanıyor”, “Yabancı İstihbarat Bağlantısına Kanıt Olarak Fotoğraflar Yayınlanacak İddiası” ara başlıkları ile yayımlanması suretiyle fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların TCK'nın 133/3. madde ve fıkrasında tanımlanan kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Haber içeriğinin görünür gerçeğe uygun ve güncel olması, kurucusu olduğu kanun dışı örgüt ve daha önce kendi rızası dahilinde paylaşılan konuşmaları nedeniyle kamuoyu tarafından bilinen katılanın, ses kaydına yansıyan açıklamaları hakkında haber yapılmasında, katılanı takip eden kitlenin onu daha iyi tanıması açısından meşru bir çıkar, kamu yararı ve toplumsal ilginin bulunması, haberde kullanılan ifadelerin, habere konu olayla fikri bağlantısının bulunması, haberin verilişinde tahkir edici bir dil kullanılmayıp, ölçülülük ilkesinin ihlal edilmemiş olması karşısında, yayımlanan haberin, basının haber verme hakkı sınırları içerisinde kaldığı, haber verme hakkının, bilgi edinme, bilgiyi yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratmanın yanı sıra, habere ulaşmayı da kapsadığı dikkate alındığında, söz konusu haberin, kanun dışı faaliyetlerle kaydedildiği sabit olan ses kaydına dayalı olarak hazırlanmış olmasının, tek başına, eylemin hukuka aykırı olması sonucunu doğurmayacağı ve konunun kamuoyuna aktarılması sırasında hukuka uygun çerçevenin dışına çıkılmadığı anlaşıldığından, sanıklar hakkında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan dolayı beraat kararı verilmesine dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin usul ve yasaya aykırı olan hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklara yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesine rağmen CMK'nın 223/2-a madde, fıkra ve bendi yerine, aynı Kanun'un 223/2-c,e madde, fıkra ve bentleri gereğince beraat hükümleri kurulması suretiyle CMK'nın 232/6. madde ve fıkrasına aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının ilk paragrafının, “Sanıklar hakkında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan açılan davaların yapılan yargılaması sonunda, sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu anlaşıldığından, CMK’nın 223/2-a madde, fıkra ve bendi gereğince sanıkların ayrı ayrı beraatlerine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy