Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 12.568.74 TL maddi, 75.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-)Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok fazla manevi tazminata hükmolunması,
2-)31.01.2004 gün ve 25363 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5083 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca Türk Lirası değerlerin Yeni Türk Lirasına dönüştürülmesinde bir milyon Türk Lirası (1.000.000 TL) eşittir bir Yeni Türk Lirası (1 YTL) değişim oranının esas alınacağı, yapılan işlemlerin sonuçlarında ve ödeme aşamalarında yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerlerin bir Yeni Kuruşa tamamlanacağı ve yarım yeni kuruşun altındaki değerlerin dikkate alınmayacağı, yine aynı Kanun'un 3'üncü maddesi uyarınca Türk Lirasına veya liraya yapılan atıfların 2'nci maddede belirtilen değişim oranında Yeni Türk Lirasına yapılmış sayılacağı, 04.04.2007 tarihili ve 2007/11963 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki karar ile Türkiye Cumhuriyeti para birimindeki “Yeni” ibarelerinin 01.01.2009 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılacağı hükmü ve dönüştürmedeki ilkeler gözetilmeksizin tazminat miktarının eski para birimi ve ABD Doları esas alınarak tayin ve tespiti suretiyle icrada karışıklığa yol açılması,
3-) Gerekçeli karar başlığında ''dava tarihi'' yerine, ''suç tarihi'' yazılması ile ''suç yeri'' ibaresine yer verilmiş olması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy