Mahkemesi :Sulh Ceza Hakimliği
Karar Tarihi : 21/11/2016
Esas-Karar No : 2016/4049 Değişik İş
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.05.2016 tarihli ve 2016/63738 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 21.11.2016 tarihli ve 2016/4049 değişik iş sayılı karar ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, müşteki ...'nun, Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfının genel müdürü olduğu, şüphelinin ise vakıfta 01/07/2014 tarihinde hukuk müşaviri yardımcısı olarak çalışmaya başladığı, şüphelinin, vakfın hukuk müşaviri olan ... ile birlikte müştekinin makam odasında vekalet ücreti ile ilgili yapılan görüşmeyi müştekinin rızası ve bilgisi dışında kayda aldıklarından bahisle şüpheli hakkında şikayette bulunulması üzerine, dilekçede belirtilen soyut iddia dışında kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda, müşteki ile görüşmeye hukuk müşaviri ... ile birlikte şüphelinin de gitmesi, müşteki hakkında hakaret suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/136639 soruşturma dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sırasında, ses kayıtlarının çözümüne ilişkin aldırılan bilirkişi raporunun son kısmında yer alan "artık birlikteyiz.Tamam hakaretleri de çektiyseniz sevinirim" şeklindeki şüphelinin ifadesi ve keza müştekinin konuşmalarının kayda alınması ile ilgili ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/165614 soruşturma dosyası üzerinden aleni olmayan söyleşiyi kayda almak suçundan kamu davası açılması karşısında, delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 24.02.2017 gün ve 94660652-105-06-14880-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2017 gün ve 2017/14019 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.11.2016 tarihli ve 2016/4049 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy