Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 5.405.234,05 TL maddi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tehiri icra talebinin gelinen safha itibariyle mahallince değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Hükme esas alınan 12/07/2016 tarihli raporda, davacının uğramış olduğu zarar hesaplanırken, davacının cari hesap ve kredi borcunun dikkate alındığı görüldüğünden tebliğnamedeki 4 numaralı, davacının almış olduğu hisse miktarı ve türünün somut olarak el koyma ve el koymanın kaldırıldığı tarihte belli olması ve bu hisselerin değerindeki artma ve azalma miktarının zararın belirlenmesinde temel kıstas olabileceği değerlendirildiğinden tebliğnamedeki 5 ve 6 numaralı, davacının el koyma kararına itiraz etmemiş olmasının oluşan zararın davalı kurumun sorumluluğunu kaldırmayacağından tebliğnamedeki 7 numaralı bozma öneren düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturma sırasında davacının ... A.Ş. Kapalıçarşı Şubesinde bulunan ... nolu hesabında bulunan hisse senetlerine Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 200/473 sayılı değiş iş sayılı kararı ile 02/04/2009 tarihi itibariyle el konulup, el koyma tarihinde davacının hesabında işlem yapamaz hale geldiği, Şişli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/1008 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında, 07/08/2009 tarihin de el koyma tedbirinin kaldırıldığı, davacının bahse konu dosyada sanık statüsünde bulunmadığı görülmekle birlikte, tazminata esas dosya üzerinde verilen beraate ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan, yargılamaya devamla, davacının tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi,
2-Hükme esas alınan borsa ve sermaye piyasası uzmanı ... tarafından düzenlenen 12/07/2016 tarihli raporun 6. sayfasındaki tabloda 01/04/2009 tarihinde davacının portföyünde ... TL değerinde hisse senedi bulunduğu, bu raporun sonuç bölümünde ise aynı tarihte ... TL değerinde hisse senedi bulunduğu vurgulanarak hesap yapıldığı, raporda 01/04/2009 tarihi itibariyle davacının portföyünde bulunan hisse senetlerinin değerine ilişkin ihtilaf bulunduğu, yine aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 22/03/2016 tarihli raporda, 21/05/2009 tarihinde ... hisselerine ilişkin olarak 45.220,00 TL temettü girişi olduğu vurgulanarak, hesap yapılmış olmasına karşın, 12/07/2016 tarihli ek raporda bu miktarın dikkate alınmadığı, yine davacıya ait hisse senetlerinin davacıya iade edilmesinden sonra bu hisse senetlerini ne zaman elden çıkardığı ve elden çıkarma tarihi itibariyle hisse senetlerinde oluşan değişikliklerinde zararın tespitinde dikkate alınması gerekmesine karşın, raporda bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı, ayrıca dosyada bulunan ve bozma öncesi düzenlenen, 15/03/2011, 11/01/2012, 13/08/2012, ve 23/05/2013 tarihli raporlarda belirtilen görüş ve yapılan hesaplara neden itibar edilmediği hususunda da herhangi bir görüş bulunmaması karşısında, davacının el koyma tedbirine dayalı uğramış olduğu zararın hesaplanması bakımında, dosyada daha önce bu hususta rapor düzenleyen kişilerin dışında, borsa ve sermaye piyasası konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre davacının hukuki durumun tespit ve takdiri gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
a-Bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı dikkate alınarak, davacının dava dilekçesinde vurguladığı 4.414.510 TL nin üzerinde tazminata hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi
b-13/07/2016 tarihli celse de davacının tazminat talebini artırması karşısında, bu talebinin davalı kuruma tebliğ edilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy