Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 3.882,24 -TL maddi, 5.000,00-TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' yerine "kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kişilere tazminat verilmesi'', "suç tarihi/saati ve suç yeri" ibarelerine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı, hüküm duruşmasında hazır bulunan Cumhuriyet savcısının ad - soyad ve sicilinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi mahallinde ilavesi mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Her ne kadar CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, mahsup edilen sürenin hükmolunacak tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.04.2012 havale tarihli yazısında davacının tutukluk süresinin infaz etmekte olduğu cezasından mahsubuna karar verildiğinin bildirilmiş olunması karşısında davacının tutukluluk süresinin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5320 sayılı Kanunun 6/1.maddesine göre, dava konusu haksız yakalama-gözaltının gerçekleştiği tarih itibariyle tazminat isteminin 5271 sayılı CMK'nın 141.-144. maddeleri hükümlerine göre incelenip karara bağlanacağı gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 142/7. maddesi gereğince davacı asile usulüne uygun tebligat yapılarak dava ve duruşmadan haberdar edilmesi sağlanarak sonucuna göre karar verilmesi yerine somut olayımızda davacının, 29.01.2014 havale tarihli dilekçesi ile vekilini azlettiğini belirterek kararın kendisine tebliğ edilmesini istemesi üzerine gerekçeli kararın davacı asile tebliğ edildiği, ancak bozma sonrası yazışmaların davacı asil yerine azlettiği vekiline tebliğe çıkartılarak, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy