Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebine ilişkin davanın reddine dair hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, "koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' yerine "yakalama veya tutuklama sonrası kyo veya beraat kararı verilmesi halinde tazminat" ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Tazminat davasının dayanağı olan İzmir 17. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.03.2012 tarih ve 2012/340 Esas - 2012/537 Karar sayılı hükmünde, davacı hakkında şikayete konu çekin hesap sahibi tüzel kişiliğin yetkilisi olan sanık tarafından keşide edilmediğinin tespit edilmesine karşın 5271 sayılı CMK'nın 223/9 maddesine aykırı olacak şekilde beraat kararı yerine, 6273 sayılı kanun ile değişik 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesi gereğince karşılıksız çek keşide etmenin suç olmaktan çıkarılarak sadece çek hesabı sahibi olan gerçek veya tüzel kişiye idari yaptırım sorumluluğu getirildiği belirtilerek idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına hükmedildiğinin ve dosya içerisinde davacı hakkında uygulanan koruma tedbirlerine dair tutanaklar ile anılan kararın kesinleşme şerhinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; davacı ile ilgili yakalama, gözaltına alma, serbest bırakma, tutuklama ve tahliyeye ilişkin müzekkereler ile kesinleşme şerhine dair gerekli tüm belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek okunaklı şekilde aslı ya da onaylı örnekleri dosya içine alınarak, kesinleşme şerhli karar örneğinin davacıya tebliğ edilip edilmediği veya davacının hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğini öğrenip öğrenmediği hususu araştırılıp, dolayısıyla 11.11.2013 tarihinde açılan davanın süresinde açılıp açılmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti yapıldıktan sonra, davacının tazminata hak kazandığı gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün belirtilen sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy