Mahkemesi :Ağır ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeni ile tazminat
Hüküm : Manevi tazminat talebine ilişkin davanın kısmen kabulü ile
1.000,00 TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak
davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında "koruma tedbirleri nedeni ile tazminat" yerine "haksız tutuklama nedeni ile tazminat talebi" ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 14/3. maddesinde, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında tarifenin üçüncü kısmı gereğince avukatlık ücretine hükmolunacağının ancak hükmolunacak avukatlık ücretinin aynı tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün onuncu sırasındaki ücretten az olamayacağının belirtildiği dikkate alınmadan, davacı yararına anılan tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün onuncu sırasında belirlenen 3.000,00 TL tutarındaki maktu vekalet ücretinin altında kalacak şekilde 1.000,00TL vekalet ücretine hükmolunması,
Kabule göre de;
Dairemizce yapılan tarafın UYAP'ta kayıtlı dosya bilgi görüntülemesinde davacının "yakalama veya tutuklama sonrası kyo veya beraat kararı verilmesi halinde tazminat" konulu Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/266 E sayısında kayıtlı bir başka davasının da olduğu görülmekle; mahkemesinden dava dosyası getirtilerek belirtilen davanın aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olup olmadığının tespit edilmesi ve Hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış başkaca dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy