Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacı ... (Üçel) için; Davanın reddi
Davacı ... lehine;
500 TL maddi ve 500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacı ... lehine;
1.202,54 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacılar ... ve ... lehine;
1.593,74'er TL maddi ve 1.500'er TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine
Davacılar ..., ..., ... ve ...'in tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin hükümler, davalı vekili ve davacılar vekili, davacı ... (....)'nun tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Davacı ...'in tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik davalı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile temyiz vasfında olmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün davalı vekili açısından kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
2- Davacı ...'in tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik davacı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Yasal faizin tutuklama tarihinden itibaren talep edildiği dikkate alınmadan, kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına gözaltı tarihinden itibaren yasal faize hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin mahkemenin maddi ve manevi zararların tespiti için uyguladığı yöntemin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğuna, tazminat miktarına ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA,
3- Davacı ... (....)'in tazminat talebinin reddine ilişkin hükme yönelik davacı vekilinin, davacılar ..., ... ve ...'ın tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin hükümlere yönelik davalı vekili ve davacılar vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Davacılar ... ve ... için gözaltı süresine ilişkin tazminat talebinde bulunulmadığı, tazminat talebinin davacıların tutuklu kaldığı süreye ilişkin olduğu dikkate alınmadan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda gözaltı sürelerinin de dahil edilmesi suretiyle hesaplama yapılmış ise de, hatalı hesaplama yapılması nedeniyle belirlenen maddi zarar miktarlarının sonuç itibariyle doğru olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a- Davacı ... ....) vekilinin .... 2. Noterliği tarafından düzenlenen.... yevmiye numaralı, 15.05.2007 tarihli genel vekaletnameye istinaden haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı adına tazminat talebinde bulunduğu, söz konusu vekaletnamenin davacı adına dava açma hak ve yetkisini içerdiği ve vekilin davacı tarafından azledildiğine dair bir azilname de sunulmadığının anlaşılması karşısında, davacı ile vekili arasındaki vekalet ilişkisinin halen devam etmekte olduğunun kabulü ile yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
b- Davacı ... için gözaltı süresine ilişkin tazminat talebinde bulunulmadığı, tazminat talebinin davacının tutuklu kaldığı süreye ilişkin olduğu ve temyiz incelemesi sırasında Dairemizce Uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2014 tarih, 2014/43 D.iş sayılı kararıyla aynı mahkemenin 2008/76 Esas – 2009/27 Karar sayılı ceza dava dosyasında mahkum olduğu 2 yıl 1 ay hapis cezasından mahsubuna karar verildiği anlaşıldığından, CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak davacı lehine makul bir maddi ve manevi tazminata hükmolunması gerekirken, yazılı şekilde fazla maddi ve manevi tazminata hükmolunması,
c- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacılar ... ve ... lehine belirtilen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması,
ç- Yasal faizin tutuklama tarihinden itibaren talep edildiği dikkate alınmadan, davacılar ..., ... ve ... lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarlarına gözaltı tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacılar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy