Mahkemesi:Ağır Ceza Mahkemesi
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3-2,62,50,52. maddeleri uyarınca 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz üzerine itirazın kabulüne ilişkin İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.02.2016 tarihli ve 2016/174 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 72. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesine eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." biçimindeki düzenleme karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun maddi ceza hukukuna ilişkin sonuçlar doğuran karma bir yapıya sahip olması gözetildiğinde, kanun değişikliği öncesi dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi uyarınca lehe değerlendirme yapılması gerektiği, sanık hakkındaki yargılama konusu suç tarihinin 14/09/2012 olduğu. 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş bir suç olduğu cihetle, suç tarihi itibari ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir hal olmadığı, sonradan yapılan yasal değişikliğin sanık aleyhine yorumlanamayacağı nazara alındığında, itirazın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 09.04.2017 gün ve 94660652-105-34-6131-2016-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ kılınmakla;
Sanık ...'ın olay günü sevk ve idaresindeki otomobille seyri sırasında park halindeki üç araca çarparak karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonrası yapılan ölçümde 228.7 mg/dl alkollü olduğunun tespit edildiği, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedeniyle açılan davada yapılan yargılama sonucu İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.06.2015 tarihli kararı ile TCK’nın 179/3-2,62,50,52. madeleri gereğince 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Cumhuriyet Savcısı'nın itirazı üzerine İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22.06.2015 tarihli kararı ile ''27/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı yasanın 7/2 maddesi ile değişik eklenen 5271 sayılı yasanın 231 maddesine göre denetim süresinde bir kez hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, sanığın karardan önce verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan'' şeklindeki gerekçe ile itirazın kabulüne karar verildiği; akabinde devam eden yargılama sonucu İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.02.2016 tarihli kararı ile TCK'nın 179/3-2,62,50,52. maddeleri gereğince 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Cumhuriyet Savcısı'nın itirazı üzerine itiraz mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.02.2016 tarihli kararı ile itirazın kabulüne karar verildiği; dosya içeriğinden, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının iş bu dosyanın suç tarihinden sonra kesinleştiği, ayrıca sanığın sabıkasına konu diğer ilamların da kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olduğu anlaşılmakla; 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesinde "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki düzenleme karşısında suç tarihi olan 14.09.2012 tarihi itibariyle sabıkası bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel bulunmadığından İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.02.2016 tarihli ve 2016/174 değişik iş sayılı kararında isabet görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.02.2016 tarihli ve 2016/174 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 22.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy