Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 179/3. maddesi yollamasıyla 179/2, 62 (üç kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis ve 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Çorum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/04/2013 tarihli ve 2012/765 esas, 2013/407 sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin bildirilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 89/1, 179/3. maddesi yollamasıyla 179/2, 62 (üç kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis ve 2.240,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2016 tarihli ve 2016/365 esas, 2016/521 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre;
1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01/03/2016 tarihli ve 2015/4097 esas, 2016/3289 sayılı kararında “…..Türk Ceza Kanunu’nun "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması halinde Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu- tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi ya da şikayetten vazgeçme nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının gerektiği…..” şeklinde belirtildiği üzere sanığın taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği gözetildiğinde, alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan ''hüküm verilmesine yer olmadığına'' kararı verilmesi yerine bu suçtan da mahkumiyetine karar verilmesinde,
2-Aleyhe sonuç doğurmamak kaydıyla, mağdurun yaralanmasının kemik kırılmasına neden olduğu dikkate alındığında, sanık hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 89/2-b maddesi uyarınca arttırım cihetine gidilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayininde,
3-Aleyhe sonuç doğurmamak kaydıyla, sanığın olay anında 2.04 promil alkollü olduğu ve mahkemesince bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabul edildiği nazara alındığında, sanık hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 22/3. maddesi uyarınca arttırım cihetine gidilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayininde,
4-Aleyhe sonuç doğurmamak kaydıyla, sanık hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi gereğince iki kez indirim yapılmasına karar verilerek yazılı şekilde eksik ceza tayininde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 16.06.2017 gün ve 94660652-105-19-853-2017-kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçunun 5271 sayılı CMK’nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan kamu davasının açıldığı, kovuşturma aşamasında da belirtilen eksikliğin giderilmediği, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kanun yoluna başvurulurken bu hususta görüş bildirilmediği anlaşılmakla, öncelikle dosyanın Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilerek, uzlaşma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla hüküm kurulması ile ilgili kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda görüş bildirilmesinin istenmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 05/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy