Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: Davanın kısmen kabulü ile 25.358,34 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmolunan tazminat miktarına göre karar tarihi itibariyle davacı lehine nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘’25.445,45’’ TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak ‘’25.358,34’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması, temyiz eden tarafın sıfatı dikkate alınarak bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Davacı ile ilgili tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri de dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin araştırılması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmamakla birlikte, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği de göz önünde bulundurularak, davacının haksız tutuklu kaldığı sürenin başka mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediği araştırılmadan, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-31/12/2013 havale tarihli dava dilekçesinde, maddi tazminat için tutuklama tarihinden itibaren faiz istenmiş olmasına karşın, manevi tazminata faiz istenmediği gözetilmeden, hükmedilen manevi tazminata talebi aşacak şekilde haksız tutuklama tarihinden itibaren faiz uygulanması,
4-Gerekçeli karar başlığında, dava ve dava tarihi yerine, suç, suç tarihi ve suç yeri ibarelerine yer verilmesi,
5-31/12/2013 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA 04/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.