Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 2863 sayılı Kanunun 70, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 50/1-a,52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 26/03/2015 tarihli ve 2014/18361 Esas, 2015/5166 Karar sayılı ilamı ile, suça konu beş adet sikke üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgilerinin, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadıklarının tespiti için 22/02/2011 tarihli ve 2007/984 Esas, 2011/314 Karar sayılı ilk hüküm bozulduğu ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, ilamın gereği yerine getirilmeden, biri İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının 2016 yılı bilirkişi listesine göre İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğünde görev yapan, diğer ikisinin görev yerleri tespit edilemeyen üç kişilik bilirkişi heyetince düzenlenen 20/01/2016 tarihli rapor hükme esas alınmak suretiyle karar verilmesi,
Kabule göre de;
Suç tarihi itibariyle yürürlükte olan 5728 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde, “bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibeşbin liradan yüzbin liraya kadar adli para cezası” yaptırımının öngörüldüğü, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde ise, “bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adli para cezası” yaptırımının yer aldığı anlaşılmakla; 5728 sayılı Kanun ile değişmeden önceki adli para cezası uygulaması yönünden, 5252 sayılı Kanunun 4 ve 5/2. maddeleri de dikkate alınıp, suç tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanun arasında karşılaştırma yapılarak, sanık lehine sonuç doğuran düzenleme uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.