Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: 5.507 TL maddi ve 35.000 TL manevi tazminatın
davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozma ilamı üzerine yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemizin 10.10.2016 tarih, 2015/16854 Esas-2016/11755 Karar sayılı bozma ilamından sonra, bozma ilamı ve duruşma günü davalı vekiline tebliğ edilip bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
1-Hükmün gerekçesinin inceleme kısmının ikinci paragrafında ve delillerin değerlendirilmesi ve sonuç kısmının yedinci paragrafında dava dosyası içeriği ile ilgisiz bilgilere yer verilmesi,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
3-Gerekçeli karar başlığında ''davacı: K.H.'' ibaresine yer verilmesi ile 05.10.2012 olan dava tarihinin 25.12.2015 olarak yazılması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.