Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeni ile tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 7.003,92 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında "koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" yerine "yakalama veya tutuklama sonrası kyo veya beraat kararı verilmesi halinde tazminat" ibaresine yer verilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı, olarak kabul edilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya içeriğine göre; tazminat davasının dayanağı olan Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin 2013/641 esas ve 2014/89 karar sayılı ceza dava dosyasında davacının, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, Devletin egemenlik alametlerini aşağılama ve 2911 sayılı yasaya muhalefet etme suçlarından tutuklandığı ve hakkında anılan suçlardan cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine, terör örgütü propagandası yapmak suçlarından ise 13/02/2014 tarihinde 6352 sayılı Kanunun geçici 1/1-b. maddesi gereğince kovuşturmanın ertelenmesi kararı verildiği ve 6352 sayılı Kanunun geçici 1/1-b. maddesine göre hakkında kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilen kişinin, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren üç yıl içinde aynı maddenin birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesi hâlinde düşme kararı verileceği, işlenmesi hâlinde ise bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkûm olunduğu takdirde, ertelenen kovuşturmaya devam olunacağı dikkate alındığında, bu aşamada 5271 sayılı CMK'nın 141/1. ve devamı maddelerinde belirtilen tazminat isteme koşullarının oluşmadığı ancak bahse konu davanın sonuçlanmasından sonra tazminat isteme koşullarının değerlendirilebileceği nazara alınarak davanın reddi yerine, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, 26/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy