Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1, 3-b, 62, 52/2, 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25/10/2018 tarih, 2018/4-394 Esas ve 2018/478 Karar sayılı kararında da değinildiği üzere, daha önce tarafların veya taraflardan birinin kabul etmemeleri nedeniyle sonuçsuz kalan uzlaştırmanın maddi ceza hukuku boyutunu ilgilendirmeyen, münhasıran uzlaştırma yöntemine yönelik olması nedeniyle usule ilişkin olduğu konusunda kuşku bulunmayan değişikliğin, derhal uygulama ilkesinin zorunlu bir gereği olarak daha önce usulüne uygun olarak yerine getirilmiş olan uzlaştırma girişimine ilişkin işlemlerin yenilenmesini gerektirmediğinin ve soruşturma aşamasında uzlaşma sağlanamadığından kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 35. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesine yönelik bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Hükmedilen temel cezada TCK’nın 89/3-b maddesi uyarınca arttırım yapılırken oranın “bir kat” yerine “½” olarak gösterilmesi, ceza uygulaması doğru yapıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 05.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy