Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/3-b, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sanığın olayda kusurunun olduğuna, verilen cezanın yetersiz kaldığına, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine dair temyiz itirazlarının reddine;
1-Hapis cezası ile para cezasının seçimlik olarak düzenlendiği TCK’nın 89/1. maddesi gereğince hapis cezası tercih edilerek uygulama yapılması karşısında, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeyerek TCK’nın 50/2. maddesine muhalefet edilmesi,
2-Sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçunun 5271 sayılı CMK'nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan kamu davasının açıldığı, mahkemenin de belirtilen eksikliği bozma sonrası yapılan yargılama aşamasında gidermediği anlaşılmakla, 6763 sayılı yasanın 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı yasanın 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre ise;
3-Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy