Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK’nın 89/4, 62/1, 51/1-3, 51/8-7. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2013 tarihli, 2012/1526 esas, 2013/286 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddelerinin her ikisinin de kişiselleştirme kurumu olup, birbirlerine karşı önceliklerinin bulunmadığı ve birinin diğerine göre daha lehe olduğunun ilke olarak ileri sürülemeyeceği, lehe-aleyhe durumunun ancak somut olaydaki şartlar dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiği, sanık müdafinin 04.11.2014 tarihli son oturumda lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiği, mahkemenin de takdirinin erteleme hükümlerinin uygulanmasına yönelik olduğu ve sanığa hükmedilen hapis cezasının ertelenmesinde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik bulanmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeniyle hükmün bozulmasını öneren (1) nolu görüşe ve olay nedeni ile doğan zararın kasko tarafından karşılanmasının CMK’nın 231/6-c maddesi anlamında zararın giderildiğinin kabulünü gerektirmeyeceği anlaşıldığından, tebliğnamedeki (2) nolu görüşlere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz ettiği anlaşılan sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 16.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.