Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/4, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, müştekiler vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Soruşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olan, duruşmada söz hakkı tanınmayan ve suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü vekilleri aracılığı ile temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan müştekilerin ve vekillerinin CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin,sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
1-Kaza tespit tutanağı ve sanığın kollukta verdiği beyanına göre; gündüz vakti, meskun mahalde yönetimindeki kamyonet ile seyir halindeyken, trafik kurallarını dikkate almayarak, bölünmüş yolda ters yönde ilerlemek suretiyle kazaya neden olan sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin, tayin olunan cezasının TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırılmaması,
2- Karar duruşmasında, duruşmada hazır bulunan sanığa son söz verilmeden karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 216/3. maddesine aykırı davranılması,
3-Karar duruşmasında hazır bulunan ve kimlik tespitleri yapılan katılanlara söz hakkı tanınmamak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 216/1. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy