Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın olay günü sevk ve idaresindeki otomobille, 1,34 promil alkollü olduğu kabul edilerek iki taraflı trafik kazasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verildiği olayda, meydana gelen kazadan sonra polis memurlarınca yapılan alkol ölçümünde tespit edilen 0,84 promillik alkol ölçümünün geçerli olduğu kabul edilse dahi, 2918 sayılı kanunun 48/7. maddesiyle beraber dairemiz yerleşik uygulamaları göz önünde bulundurulup, 0,50 promil ile 1,00 promil arasında alkollü olduğu tespit edilen ve trafik kazasına sebebiyet veren sürücülerin cezalandırılması gerektiğine ilişkin kararlar göz önüne alındığından, tebliğnamede sanığın 1,34 promil alkollü kabul edilerek hüküm gerekçesinin de bu alkol miktarı kabul edilerek oluşturulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesi'ne ait 2009/73 Esas 2009/158 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK'nın 106/1-1. cümlesi maddesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1. cümle maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usulü göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2)Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak mahrumiyetlerine hükmolunurken Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2010/140 - 2015/85 sayılı iptal kararının göz önünde bulundurulmaması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy