Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm :CMK’nın 231. maddesi gereğince açıklanan TCK’nın 179/3-2, 62, 50/3, 50/1-a, 52/2 maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3-2. maddesi gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Antalya (Kapatılan) 6.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 06/10/2011 tarihli ve 2009/1091 esas 2011/837 karar sayılı kararının 20/10/2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın deneme süresi içerisinde 30/05/2012 tarihinde “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçunu işlediği ve Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği ve hükmün 24/12/2014 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair kararını kapsayan dosya incelendi;
Sanığın sevk ve idaresindeki aracıyla yapmış olduğu manevra sonrası karşı istikamette gelmekte olan temyize gelmeyen sanık ... ...’ın kullandığı aracın sol ön ve kapı kısmıyla sanığın kullandığı aracın sol ön kısmıyla çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği somut olayda, sanık hakkında her ne trafik güvenliği tehlikeye sokma suçundan dava açılmış ve mahkemece sanık hakkında TCK'nın 179/3-2. maddesi gereğince trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ceza verilmiş ise de, dosya kapsamından, sanığın kırmızı ışıkta geçtiğine dair sanığın savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın beraati yerine yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.