Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç:Taksirle yaralama
Hüküm: TCK’nın 89/4, 22/3, 53/6, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirle hareket ettiği mahkemece de kabul edilen sanık hakkında tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz ettiği anlaşılan sanık müdafiinin eksik inceleme sonucu karar verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Dosyada mevcut sanığa ait sürücü belgesi bilgilerinin incelenmesinde, C-E sınıfı sürücü belgesi sahibi olduğu anlaşılan sanığın, atılı suçu sahip olduğu E sınıfı sürücü belgesinin sürme yetkisi verdiği otomobil ile gerçekleştirdiği ve bu nedenle sadece E sınıfı sürücü belgesinin geri alınması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın C ve E sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün dördüncü paragrafındaki ''C” ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 27.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.