Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Dosya içeriğine göre olay günü saat 17.20 sıralarında katılanın sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyrederken, sağ ilerisinde büyük çoğunluğu bankette bir kısmı da yol üzerinde olacak şekilde park halinde bulunan sanığın yönetimdeki kamyonetin arka kısmına çarpması şeklinde meydana gelen ve katılanın basit tıbbı müdahaleyle iyileşemeyecek, 6.derecede kemik kırığı oluşacak ve organlarından birinin işlev kaybı oluşacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda sanık alt düzeyde tali olmakla birlikte, yaralanan kişi sayısı, yaralanmaların niteliği, maddede öngörülen cezanın alt sınırı nazara alınmak suretiyle, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2-Katılanın organlarından birinin işlev kaybı oluşacak şekilde yaralanmasına sebep olan sanık hakkında temel cezadan bir kat arttırım yapıldığı ancak uygulanan kanun maddesinin gösterilememesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA; 28.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.