Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-a, 62, 52, 52/4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
(I)Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan vekilinin hükmü temyiz etmesinden sonra, katılanın ve vekilinin imzasını taşıyan dilekçe ile sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçmiş olması nedeniyle katılma kararının hükümsüz kaldığı, katılan ...'ın katılan sıfatını kaybetmesi nedeniyle vekilinin hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, hükme yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
(II) Sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunun TCK'nın 89/1. maddesinde hükme bağlandığı ve aynı maddenin 5. fıkrası gereğince 1. fıkrası kapsamı dışında bulunan bilinçli taksir hali hariç şikayete tabi olduğu, bilinçli taksir hali bulunmayan müsnet olayda katılan ...'nın vekili ve kendisinin imzasını taşıyan 27.11.2018 havale tarihli dilekçe ile hükümden sonra sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirmiş olması karşısında, sanıkların TCK'nın 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediklerine dair beyanları alınarak, sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükümden sonra, katılan vekilinin şikayetten vazgeçtiği anlaşılmakla, CMK'nın 243. maddesi gereğince katılma kararı hükümsüz kalan katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
3- Katılan hakkında ... Üniversitesi tarafından 14/07/2014 tarihinde düzenlenen ... nolu raporda "Hastanın kalıcı fonksiyon kaybı vardır" şeklindeki tespit karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 89/2-a veya 89/3-b maddelerinden hangisinin kapsamında kaldığının tespiti açısından katılanın en yakın Adli Tıp Kurumuna sevkinin sağlanarak yaralanmasının derecesini bildirir rapor alınması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 15/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.