Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-b-e, 62/1, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin, kusur durumuna ve sanığın beraat etmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya içeriğine göre, sanığın idaresindeki kamyonet tipi aracıyla gündüzün şehir içindeki bölünmüş yolun sol şeridinden hareketle seyri sırasında kaza mahalli olan kontrolsüz kavşağa geldiğinde sağından tali yoldan geçiş önceliğine uymadan çıkan katılan ... idaresindeki aracın sol arka yan kısmına kendi aracının ön kısmıyla 11 metre fren iziyle çarparak katılanın hayati tehlike geçirecek ve hayati fonksiyonlarına etkisi 6. derece kırık olacak şekilde yaralandığı olayda,
1- Denizli Adli Tıp Kurumunca düzelenen 23.05.2014 tarihli adli raporda “katılanın yüzünde sabit ize-duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine-konuşmasında sürekli zorluk ya da konuşma yeteneği kaybına-iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olup olmayacağı yönünden değerlendirilmek üzere olay tarihi üzerinden 6 ay geçtikten sonra şahsın bizzat muayeneye gönderilmesi gerektiği” belirtilmiş olmasına rağmen katılanın yaralanmasının derecesini bildirir kati raporunun alınması sağlanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tali kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu katılanın hem hayati tehlike geçirmesine hem de ağır derecede kemik kırığı oluşmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde temel cezanın alt sınırdan belirlenerek hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması;
3- Sanık hakkında TCK'nın 89/1, 2-b-e maddeleri gereğince belirlenen 4 ay 15 gün hapis cezasının TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilmesi sırasında netice cezanın "3 ay 22 gün "olarak belirlenmesi gerekirken hesap hatası yapılarak "3 ay 27 gün " belirlenmesi sureti ile fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak, BOZULMASINA, 07/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.