Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Sanıklar haklarında; TCK'nın 89/1-2-e, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafi ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin ve katılanlar vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Usulüne uygun vekaletname ile kendisine şikayetten vazgeçme hakkı tanınan katılan vekilinin 21.12.2018 havale tarihli dilekçesi ile sanıklar hakkındaki şikayetten vazgeçtiklerini beyan etmesi karşısında, katılma hakkının hükümsüz kaldığı ve bu nedenle katılan vekiline vekalet ücreti tayin edilemeyeceğinin gözetilmesi ile,
2-Sanıkların üzerine atılı taksirle yaralama suçunun TCK'nın 89. maddesinde hükme bağlandığı ve aynı maddenin 5. fıkrası gereğince 1. fıkrası kapsamı dışında bulunan bilinçli taksir hali hariç şikayete tabi olduğu, olayda bilinçli taksirin koşullarının bulunmadığı, dosyada mevcut usulüne uygun olarak düzenlenmiş vekaletname uyarınca vazgeçme yetkisi bulunan katılan vekilinin, karar tarihinden sonra hüküm mahkemesine sunduğu 21.12.2018 tarihli dilekçesinde sanıklara yönelik şikayetten vazgeçtiklerini beyan etmesi karşısında, yaralanmadan dolayı sanıkların şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğinin tespiti hususunun mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.