Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hükümler: TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyetlerine
Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85/242, 08.06.2010 tarihli ve 2010/1-35/140 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda, sanıklar arasında menfaat çatışması oluştuğunun kabulü gerektiğinden, aynı suçtan yargılanan ve kusurlu olduğu iddia olunan sanıklar arasında menfaat çatışması bulunduğu nazara alınarak sanıkların ayrı müdafiiler tarafından savunulması gerektiği gözetilmeksizin, aynı avukatın her iki sanık müdafii olarak duruşmaya katılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.