Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı yasa uyarınca tazminat
Hüküm: Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında "466 sayılı yasa uyarınca tazminat" yerine "yakalama veya tutuklama sonrası kyo veya beraat kararı verilmesi halinde tazminat" ibaresine yer verilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı, olarak kabul edilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyası celp edilip incelenerek tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ve infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespiti ile kesinleşme şerhli karar örneğinin davacıya (sanığa) tebliğ edilip edilmediğinin veya davacının (sanığın) hakkında verilen beraat hükmünün kesinleştiğini dosyadan belge almak, mahsup ya da sair talepte bulunmak ve benzeri yollarla öğrenip öğrenmediğinin dolayısıyla 26/05/2014 tarihinde açılan davanın beraat hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl ve beraat hükmünün kesinleştiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay içinde açılıp açılmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy