Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereği tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davacının tazminat talebinin dayanağını oluşturan beraat hükmünün 30/01/2003 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra 04/11/2014 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, beraat hükmünün kesinleşmesinden itibaren her halde 10 yıl içinde açılmayan tazminat davasının süresinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi gerekirken, davacının haksız olarak tutuklu kaldığı sürelerin aldığı başka bir cezasından mahsup edilmesi talebinde bulunduğu ve bu şekilde beraat kararının kesinleştiğini öğrendiğinden bahisle 3 aylık hak düşürücü süreyi kaçırdığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekçesi itibariyle yanlış olsa da sonucu itibariyle doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacının beraat kararının kendisine tebliğ edilmediğine ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, 09/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy