Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62, 53/1, 58/6. maddeleri
gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan 18 yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, sanık hakkında 25 gün hapis cezasının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesinin gerektiği nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,
Sanığa ait adli sicil kaydındaki...Sulh Ceza Mahkemesinin 10.09.2009 tarihli ve 2007/60 Esas, 2009/151 Karar sayılı, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 52/2-4. maddeleri uyarınca hükmedilen 3.000 TL'den ibaret adli para cezasının, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı Kanunun 305/son maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin, adli sicil ve arşiv kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca ilam bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.