Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK'nın 85/2,62/1,63,53/6 maddeleri gereğince mahkumiyet
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.10.2016 tarih 2016/184 esas 2016/ 241 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin kurulan hüküm, sanık müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
24 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 100. maddesi ile CMK'nın 299 maddesinde yapılan değişiklik neticesinde, her ne kadar sanık müdafi Av. ... duruşmalı temyiz isteminde bulunmuş ise de, duruşma açılmaksızın, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafilerinin, sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-İki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, dava konusu olayda sanık asli kusurlu olmakla birlikte, üç kişinin ölmesi, bir kişinin de nitelikli şekilde yaralanması, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi ve alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden, asgari haddin çok üzerinde ve üst sınıra yakın temel ceza tayin edilerek teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2-CMK'nın "Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar" başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde "Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar" ın gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş olmasına rağmen, lehe hüküm talebi bulunan sanık hakkında, TCK'nın 50. maddesindeki seçenek yaptırımların sanık hakkında uygulanıp uygulanmaması hususunun kararda tartışılmaması,
3- TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin geri alınması tedbirinin, hakkaniyet, hak ve nasafet ilkeleri nazara alınarak uygulanması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında, 3 yıl süreyle ehliyetin geri alınmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA;
Dairemiz'in bozma gerekçesine göre sanığın tutuklu geçirdiği süre dikkate alınarak CMK'nın 109/3-b maddesi gereğince, sanık hakkında her hafta pazartesi günü ikametgah bölgesindeki polis karakolunda imza atmasına yönelik kontrol tedbiri uygulanarak TAHLİYESİNE; sanığın başka suçtan hükümlü ya da tutuklu olmaması halinde salıverilmesi için mahalli mahkemesine ve ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılmasına; 05.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy