Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK'nın 179/2, 62, 51, 51/3, 51/7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik inceleme yapıldığına, teknik cihazın kalibrasyon ayar bilgilerine ilişkin ilgili kurumdan tespit istenmeyerek kontrol yapılmadığına, sanığın kolluk görevlilerine asker şahıs olduğunu ve adli işlemlerin Merkez Komutanlığınca yapılaması gerektiğini bildirmesine rağmen görevliler tarafından CMK’ya aykırı şekilde hastaneye götürülerek 91 promil ölçümlü hastane raporunun alındığına, sanığın ısrarları üzerine nöbetçi Cumhuriyet savcısı tarafından işlemin usulsüz olduğunun emniyet görevlilerine bildirildiğine, sanığın Merkez Komutanlığına teslim edildiğine, aynı hastaneden ve aynı doktor tarafından imzalanan 0 promil alkollü olduğuna dair rapor alındığına, 21.17’de 103 promil ölçülen alkol oranının 22.40’da hastanede emniyet görevlilerince usulsüzce aldırılan raporda 85 promil çıkması gerektiğine, 21.17 ve 22.40 da yapılan ölçümlerin gerçeği yansıtmadığına, alkol oranının başından beri 0 promil olduğuna, mahkemece çelişkinin giderilmesine yönelik araştırma yapılması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinde, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezasının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olduğu belirtilmiş olmasına karşın, suç tarihi itibariyle sabıkası bulunmayan sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğinin yasal zorunluluk olduğunun gözetilmemesi,
Kabule göre de;
TCK'nın 179/3. maddesinde alkol ve uyuşturucu madde etkisiye araç kullanmanın suç olarak düzenlenip aynı maddenin 2. fıkrasında ise yaptırımının belirlendiği gözetilmeksizin, temel ceza tayininde TCK'nın 179/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy