Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeni ile tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında "koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" yerine "yakalama veya tutuklama sonrası kyo veya beraat kararı verilmesi halinde tazminat" ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Davalı vekilinin, yokluğunda verilip 19/11/2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, 26/09/2017 tarihinde, CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin, isteme uygun olarak REDDİNE,
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ceza Muhakemesi Kanun’un 141/1-e maddesi ile “Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilenler'' için tazminat ödenmesi kabul edilmiş olup, incelenen dosya kapsamına göre; 18/11/2014 günü saat 13:10 sıralarında meydana gelen mala zarar vermeye teşebbüs suçu ile ilgili olarak davacının yakalandığı ve hakkında yakalama ve gözaltına alma tutanağı, şüpheli ve sanık hakları formu düzenlendiği, Hakkari Çocuk Mahkemesi'nin 20/02/2015 tarih, 2014/77 Esas ve 2015/14 sayılı kararı ile davacı hakkında üzerine atılı suçtan beraat kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, davacı lehine makul bir miktar manevi tazminata hükmolunması gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, 16/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy