Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK'nın 134/1, 50/1-a, 52/1-2-son maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, eşinin bir başkasına kaçıp onunla birlikte yaşadığı halde kendisinin dosya içerisinde olan mesajları yazmasının suç oluşturmayacağına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın, fiilen ayrı yaşadığı katılanın facebook hesabından “Ben evlendim hemde boşanmadan, evli birisiyle şu anda beraber yaşıyorum, boşanma davası açtım ...de ayrılacak eşinden, çocuklar da bende ikimiz geçinip gideceğiz” şeklinde yazı paylaşarak katılanın gayri resmi olarak başka bir erkekle yaşadığı izlenimi oluşturduğu olayda, mesaj içeriğinin katılan tarafından doğrulanmaması nedeniyle özel hayat kapsamında değerlendirilemeyeceği ancak sanığın eyleminin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olması karşısında sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 24.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy