Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK 231/11 maddesi uyarınca açıklanması ile TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/3-1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında yapılan gerekçeli karar tebliği usulüne uygun olmadığından tebliğnamedeki temyiz isteminin süreden reddine ilişkin görüşe iştirak edilmeyerek sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilmekle;
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı TCK'nın 179/2-3, 62/1, 50/3, 50/1-a, 52/1, 53/1 maddeleri gereğince 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Biga Sulh Ceza Mahkemesinin 19.09.2013 tarihli, 2012/749 esas, 2013/661 sayılı kararının 21.10.2013 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın denetim süresi içerisinde 26.10.2014 tarihinde kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkımda hırsızlık suçunu işlediği ve Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1114 Esas ve 2015/159 Karar sayılı ilamı ile bu suçtan sanığın 10 ay hapis cezası ile cazalandırılmasına karar verdiği, hükmün 23.03.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün açıklanmasına dair Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2015/139 esas, 2015/230 karar sayılı ilamını kapsayan dosya incelendi.
Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın 2.02 promil alkollü olarak araç kullandığı da gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle hak ve nasafete uygun bir cezaya hükmedilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın pişman olduğuna ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 05/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy