Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/1-2-3-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, sanığın mernis adresine doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince yapılan 08/04/2016 tarihli tebligatın geçerli sayılamayacağı anlaşılmakla, sanığın 18/04/2016 tarihinde Mahkeme kaleminde tebliğ ederek öğrendiği hükme yönelik 18/04/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
Dosya içeriğine göre olay günü sanık idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, meskun mahalde tek yönlü, asfalt kaplama yolunda seyir halindeyken sola dönülmez trafik işaret levhasına rağmen, sola dönmek suretiyle, karşı yönden gelen ve yeşil ışıkta yola giren katılan idaresindeki motosiklete çarpması sonucu asli ve tam kusurlu olarak bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, sanığın eylemini bilinçli taksir ile gerçekleştirdiği ve cezasında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmememesi,
Kanuna aykırı olup sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkı gözetilmek suretiyle 17/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy