Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK'nın 134/2, 62, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa isnat edilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 134. maddesi kapsamında kalan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun aynı kanunun 139. maddesi uyarınca takibi şikâyete bağlı suçlardan olmasına nazaran, mağdurun 11.05.2015 tarihinde istinabe ile beyanı alınırken sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi karşısında sanık hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık hakkındaki davanın TCK'nın 134, 139/1, 73/1 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 09.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy