Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanan TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, Türk Ceza Kanununun 179/3-2, 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair İstanbul Anadolu 39. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/05/2014 tarihli 2014/10 - 2014/543 sayılı kararının 12.06.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içerisinde 22.07.2015 tarihinde basit kasten yaralama suçunu işlediği ve İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesince bu suçtan sanığın kesin olarak mahkumiyetine hükmedildiği, ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair İstanbul Anadolu (Kapatılan) 77. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2016/3 - 2016/551 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğuna, hükmün açıklanmasının şartları oluşmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında tayin edilen 25 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi delaletiyle 50/1-a maddesinin dayanak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının beşinci paragrafında yer alan “TCK'nın 50/1-a” ibaresinden önce gelmek üzere, “TCK'nın 50/3. maddesi delaletiyle” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy