Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ...’ın, eşinden boşanacağını söyleyerek arkadaş olduğu mağdur ... ile farklı tarihlerde ve onun rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği esnada, mağdurun görüntülerini gizlice kaydettiğinin iddia edildiği olayda,
Sanığa iddianamede zincirleme şekilde isnat edilen eylemlere uyan TCK'nın 134/1. madde ve fıkrasındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanunun 139/1. madde ve fıkrası uyarınca soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete tabi olduğu, soruşturma evresinde düzenlenen bilirkişi raporunda sanıkla mağdurun teşhis edilebildiği cinsel içerikli videolardan sonuncusunun 29.11.2011 tarihinde oluşturulduğu ve 10.12.2012 tarihli videonun 13.11.2011 tarihli videonun aynısı olduğu tespitleri yer almakta olup, gerek mağdurun gerek sanığın 2012 yılının Mart ayından sonra yüz yüze görüşmediklerini ve ayrıldıklarını ifade etmeleri ile mağdurun cinsel mahremiyetine ilişkin görüntülerinin kaydedildiğini öğrendikten sonra sanıkla cinsel ilişkiye girmediğini beyan etmesi karşısında, şikayet konusu fiilleri ve failini en geç 01.03.2012 tarihinde öğrenen mağdurun, TCK'nın 73/1. madde ve fıkrasında öngörülen 6 aylık süre geçtikten sonra 18.03.2013 tarihinde sanık hakkında şikayette bulunduğu, dosya içeriği itibariyle de CMK’nın 223/9. madde ve fıkrasındaki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığı nazara alınarak, kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık hakkındaki davanın TCK'nın 134/1, 139/1, 73/1 ve CMK'nın 223/8. madde ve fıkraları gereğince DÜŞMESİNE, adli emanetin 2013/68 sırasında kayıtlı üç adet DVD’nin DOSYADA DELİL OLARAK SAKLANMASINA, 10.07.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy