Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, hakaret, tehdit
Karar-Hükümler : 1- Sanık ... hakkında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan dolayı TCK’nın 133/3, 62/1, 52/2-4, 53/1, CMK’nın 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması
2- Sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından dolayı TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince şikayetten vazgeçme nedeniyle ayrı ayrı düşme
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanık ... hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar ile hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkındaki davaların şikayetten vazgeçme nedeniyle düşmesine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz isteminin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
A) Sanık ... hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, katılan vekilinin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B) Sanık ... hakkındaki davaların şikayetten vazgeçme nedeniyle düşmesine ilişkin hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Sanık ... hakkında hakaret ve tehdit, diğer sanık ... hakkında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarından açılan davaların yapılan yargılaması esnasında, duruşmanın 26.02.2015 tarihli 1. oturumunda, sanık ...’a yönelik şikayetinden vazgeçtiğini, diğer sanık ...’den ise şikayetçi olup, davaya katılmak istediğini beyan eden ve aynı oturumda açılan davalar bakımından herhangi bir açıklamada bulunulmaksızın genel bir ibare ile katılan olarak davaya kabulüne karar verilen mağdur ...’in, sanık ...’la ilgili davalar açısından katılan sıfatını taşıdığı kabul edilemeyeceği gibi, adı geçen mağdurun, kimlik fotokopisini eklediği 26.06.2015 tarihli dilekçesi ile sanık ...’ye yönelik şikayetinden de vazgeçtiğini ifade etmesi ve aynı tarihte hazırlanan kimlik tespit tutanağının mağdur tarafından imzalanması karşısında, CMK'nın 243. maddesi gereğince katılmanın hükümsüz kaldığı anlaşıldığından, hükümleri temyiz etme hak ve yetkisi bulunmayan mağdur adına vekili tarafından yapılan temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, 11.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy