Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Görevi kötüye kullanma, haberleşmenin gizliliğini ihlal
Hükümler : 1- Sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan dolayı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince ayrı ayrı beraat
2- Sanık ... hakkında haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK'nın 32/1 ve CMK'nın 223/3-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve TCK'nın 57/1. maddesi gereğince akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanmasına
Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar Ramazan ve İsmail’in beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan sanık ...’ya ceza verilmesine yer olmadığına ve sanık ... hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin hüküm, sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 08.07.2015 tarihli rapora göre, “orta derecede zeka geriliği” denilen akıl zayıflığına müptela olup, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyuttaki bu hastalığın etkisi altında bulunması nedeniyle işlediği suça yönelik ceza sorumluluğunun olmadığı belirlenen ve nüfus kaydına göre kısıtlanarak kendisine vasi atandığı anlaşılan sanık ...’nın ve vasisinin, yokluklarında verilen karar ile mahkemenin istemi üzerine baroca atanan zorunlu müdafiiden haberdar olmadıkları ve sanık ... hakkında verilen hükmün zorunlu müdafii tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarihli, 2008/7-2008/56 ve 20.03.2012 tarihli, 2011/235-2012/110 sayılı kararlarında belirtilen “Kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olan sanık buna itiraz etmez ise zorunlu müdafiin yapmış bulunduğu ve kendisinin de açıkça karşı çıkmadığı tüm tasarrufların sonuçlarına katlanmak durumundadır. Kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda ise zorunlu müdafiiye yapılan tefhim ve tebliğ kendisine bağlanan hukuksal sonuçları doğurmaz.” ilkeleri gereğince, sanık ...’nın vasisine, 27.10.2015 tarihli kararın başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekli de belirtilmek suretiyle yöntemine uygun olarak tebliğ edilip, hükmü temyiz etmesi için mahkemenin istemi üzerine baroca atanan Avukat ...’a muvafakat verip vermediği ve yapılan temyize rızasının olup olmadığı hususları açıklığa kavuşturularak, bunlara ilişkin belgelerle sanık ... vasisi tarafından sunulması halinde temyiz dilekçesinin dosyaya eklenmesi ve sanık ... vasisinin temyiz istemi ile ilgili ek tebliğname düzenlenmesinden sonra gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy