Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52/4, 53/6. maddesi gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK'nın 89. maddesinin 1. fıkrasındaki "Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme karşısında, katılan ...’ın olaydan hemen sonra düzenlenen adli raporunda ve Trabzon Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 21.11.2013 tarihli raporunda lezyon tespit edilemediği kayıtlı ise de; katılanın 17.10.2013 tarihinde alınan ifadesinde kaza dolayısıyla hafif şekilde yaralandığına yönelik beyanı ile sanığın aracında yolcu olarak bulunan tanık ...’in talimat mahkemesince alınan 16.12.2013 tarihli ifadesinde “.. önce şoförü çıkardık, şoför iyi olduğunu söyledi, başımı çarptım dedi...” şeklindeki beyanı karşısında katılanın yaralanmasının TCK'nın 89/1. maddesi kapsamında vücuda acı veren bir durum niteliğinde olduğu, kaldıki; herhangi bir tıbbi müdahale ve harici bulgu bulunmayan hallerde de kişinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına yol açan durumların da yaralanma olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla; katılan ...’ın yaralanmadığını kabulle sanığın, yalnızca katılan ...’un yaralanmasına sebebiyet verdiğinden bahisle TCK’nın 89/1 maddesi gereğince cezalandırılması gerektiğine yönelik bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın kusur durumuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 3. paragrafının hükümden çıkarılarak yerine “sanığa verilen 7 ay 15 gün hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 225 tam gün olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy