Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile TCK'nın 89/1, 62/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirle yaralama suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK'nın 89/1 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Kartal 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/09/2009 tarih ve 2008/1149 E. 2009/1149 E. sayılı kararının 30/10/2009 tarihinde kesinleştiği kabul edilerek sanığın denetim süresi içinde 09/03/2014 tarihinde TCK'nın 106/-1.c. maddesinde tanımlanan tehdit suçunu işlediği ve İstanbul Anadolu 7.Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 31/03/2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/2015 tarih ve 2015/304 E. 2015/853 K. sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kartal 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/09/2009 tarih ve 2008/1149 E. 2009/1149 E.sayılı kararının yokluğunda karar verilen katılanlara tebliğ edilmeden usulüne aykırı şekilde kesinleştirildiği, bu itibarla sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği gerekçe gösterilerek, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği, sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, TCK’nın 89/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suçun TCK'nın 66/1-e. maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, hükmün açıklanmasının koşulları oluşmadığı da dikkate alındığında, sanık yönünden zamanaşımını kesen en son işlem, 08/05/2009 tarihli sorgu olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen
zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE, 24/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy