Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç:Taksirle öldürme
Hüküm:Sürücü belgesinin geri alınmasına yer olmadığına ve
bozma öncesi verilen netice adli para cezası bakımından karar
verilmesine yer olmadığına dair karar
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozma öncesi yapılan yargılamada, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/10/2016 gün ve 2016/289 Esas-2016/375 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verildiği, hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemiz Başkanlığının 14/11/2017 gün ve 2017/6537 Esas-2017/8840 Karar sayılı ilamıyla hükmün CMUK'nun 326/son maddesi bakımından ceza türü ve miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkı da gözetilerek bozulduğu, bozma ilamına uyularak, güvenlik tedbiri niteliğindeki TCK'nın 53/6. maddesindeki sürücü belgesinin geri alınması tedbirinin uygulanmasına yer olmadığına ve katılanların şikayetlerinden vazgeçmeleri nedeniyle katılan sıfatları ortadan kalktığından katılanlar lehine verilen vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, asıl mahkumiyet hükmüyle ilgili olarak, Dairemizin bir onama kararının bulunmamasına rağmen "Yargıtay 12. Ceza dairesinin 2017/6537 Esas, 2017/8840 Karar sayılı ilamı ile sair hususlar hakkında onama kararı verildiğinden, kesinleşen hükümler hakkında karar verilmesine yer olmadığına," şeklinde karar verilmek suretiyle; hükmün bozulması ile birlikte bozulan hükmün tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağı, kararın bozmaya konu edilmeyen kısmı onanmış veya kesinlik kazanmış olmayacağından, başka bir deyişle, bir bütün olan ve kısmi kesinleşmesi mümkün olmayan yerel mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda kesinleşebilmesi için Yargıtay tarafından açıkça onama ya da düzelterek onama kararlarından birinin verilmesi gerektiği hususları gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmek suretiyle hükmün karıştırılarak infazda tereddüt oluşturulması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy