Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK 231/11 maddesi uyarınca açıklanan, TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52/3, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 50/3, 52/2. maddeleri gereğince 500 TL adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5-6. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.01.2014 tarihli ve 2013/774 esas, 2014/22 karar sayılı kararının 10.02.2014 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 16.11.2014 tarihinde TCK'nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunu işlediği ve Denizli 10 .Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 09.09.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2015/721 Esas, 2015/975 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi;
Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; olay günü yapılan rutin yol kontrolünde durdurulan ve güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 1,63 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında, tespit edilen alkol promil miktarı itibariyle kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddi ile eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 22.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy